Yaprak ve Özellikleri

Yaprak ve Özellikleri

Yaprak ve Özellikleri Yaprak ve Özellikleri, Yaprak, bitkilerde solunum, terleme ve karbon özümlemesi gibi olayların meydana geldiği bölümdür. Yaprakların çok çeşitli biçimleri vardır. Çok büyük yapraklar olabildiği gibi, minik yapraklara da rastlanır. Ayrıca, yumuşak, sert, tüylü ve hatta dikenli yapraklar da görülür. Bazı yapraklar yenilebildiği halde, bazıları zehirlidir. Bütün bu yapısal farklılıklara karşın tüm yapraklarda […]

Yaprak ve Özellikleri

Yaprak ve Özellikleri, Yaprak, bitkilerde solunum, terleme ve karbon özümlemesi gibi olayların meydana geldiği bölümdür. Yaprakların çok çeşitli biçimleri vardır. Çok büyük yapraklar olabildiği gibi, minik yapraklara da rastlanır. Ayrıca, yumuşak, sert, tüylü ve hatta dikenli yapraklar da görülür. Bazı yapraklar yenilebildiği halde, bazıları zehirlidir.

Bütün bu yapısal farklılıklara karşın tüm yapraklarda ortak özellikler vardır.Bazı bitkiler, örneğin mantarlar yapraksızdır. Ancak, hemen hemen bütün öteki bitkilerin yaprakları vardır. Çoğu bitkilerin yaprakları, bitki sapı üzerinde yer aldıkları için topraktan yüksektedirler. Bu tür yaprakların görevi fotosentez yoluyla besin hazırlamaktadır.

Bitkiler, genellikle, yaprakları ışık alacak biçimde gelişirler. Çoğu yapraklar yeşildir. Yaprakların yeşil rengi,içerdikleri klorofil denilen boya maddesinden ileri gelir. Klorofil, fotosentez olayında önemli bir rol oynar. Bitkiler fotosentez yoluyla Güneş enerjisinden yararlanarak besin hazırlarlar.

Yaprak ve Özellikleri
Yaprak ve Özellikleri görsel

Glikoz (bir tür şeker) denilen besin maddesi, karbon dioksit ve sudan yararlanılarak oluşturulur. Yaprak, karbon dioksiti havadan alır. Su ise topraktan elde edilir ve bitkinin köklerinden geçerek yapraklara ulaşır. Bu işlem sonucu ortaya çıkan bir yan ürün olan oksijen, havaya karışır. Bitkiler, havaya oksijen vererek, hava içindeki oksijen oranının dengeli bir biçimde korunmasına katkıda bulunurlar. Hemen hemen bütün canlı varlıklar yaşamak için oksijene gereksinme duyarlar.

Yaprakların gaz alışverişi için yararlandıkları basit bir solunum sistemleri vardır. Bu solunum sistemi gözenek denilen çok küçük delikçiklerden oluşur. Hava, gözenekler içine sürekli olarak girer çıkar. Karbon dioksit hücreler tarafından soğurulur ve oksijen havaya geçer.Ayrıca, yapraklardan su buharı biçiminde biraz da su çıkar. Yapraklardan bu yolla su çıkmasına terleme denir. Her gözenek, koruyucu hücreler olarak adlandırılan birtakım hücrelerle çevrilidir. Bu hücrelerin büyüklüğü değişebildiği için, genişleyip, daraldıkça gözenekler de açılıp, kapanırlar.Tropikal bölgelerde hava çok nemlidir. Başka bir deyişle havada büyük ölçüde su buharı vardır. Bu nedenle,nemli olan bu hava, yapraklardan fazla su buharı alamaz.

Bu durumda yapraklar, atmak istedikleri suyu sıvı biçimde gözeneklerden çıkarırlar. Birçok tropikal bitkide gözenekler sürekli olarak açıktırlar. Yapraklardan su atıldığı ya da fotosentez nedeniyle su harcandığı zaman, bitkiye kökler aracılığı ile biraz daha su alınır. Bu su, saplardan ve yapraklardan su ileten özel borucuklar içinde geçerler. Bitkilerde, fotosentez yoluyla hazırlanan besinleri bitkinin öteki kesimlerine ileten bir başka damar sistemi daha vardır. Bütün bu damarcıklar yapraklara tipik özellikleri olan damarlı bir görünüm verirler.
Bazı yapraklarda, örneğin uzun ve dar olan otlarda damarlar, yaprakların kenarlarına paralel olarak uzanırlar. Öte yandan, meşe ve akçaağaç gibi bazı ağaçların yapraklarında damarlar, bir noktadan yelpaze gibi dışa doğru açılırlar. Bu özellik birçenekli bitkilerle ikiçenekli bitkileri ayırt eden önemli bir özelliktir. Ot ve zerrin gibi birçenekli bitkilerdeki yaprakların her iki yüzünde de gözenekler ve klorofil vardır. Oysa ikiçenekli bitkilerin yapraklarında klorofil içeren hücreler üstte, gözenekler ise çoğunlukla altta olurlar.

Yaprakların en dışında bulunan katmana üstderi denir. Bu katman, yaprakları kurumaktan koruduğu için önem taşır. Üstderide, kütin denilen bir madde bulunur. Kütin Güneş ışığının yaprak içine girmesine elverişli olduğu gibi, aynı zamanda suyun yaprak dışına çıkmasını da önleyici yapıdadır. iki çanaklı bir bitkinin yaprağında, kütin maddesi yaprağın yalnız üst yüzünde yer alır.Örneğin çobanpüskülü yapraklarının üst yüzleri sert ve parlak, alt yüzleri ise yumuşaktır. Geniş yassı kesimlerine yaprak ayası denir. Yaprak ayası, sapa, yaprak sapı denilen bir bölümle bağlıdır. Ancak, bazı yapraklar, özellikle birçenekli bitkilerin yaprakları doğrudan doğruya sapla birleşirler. Yaprağın, bitki sapıyla birleştiği kesime düğüm denir. Yaprağın birleşme noktasında, çoğunlukla bir tomurcuk bulunur.

Yapraklar, bitki sapı üzerinde belli bir biçimde dizilmişlerdir. Bazı bitkilerde,örneğin,meşelerde, karaağaçlarda ve elma ağaçlarında, her düğümden bir yaprak çıkar. Bu yapraklar bitki gövdesinin bir sağ yanında, bir sol yanında olmak üzere dizilirler. Gül ağacı gibi bazı bitkilerde, tek bir yaprak dizisi vardır. Ancak yaprakların biri sağ, biri sol yana eğimli olarak gelişirler. Bu yaprak dizisini birleştiren bir çizgi çizildiğinde yaprakların bitki sapı çevresinde sarmal bir biçimde dizildikleri görülür. Karanfil ve akçaağaç gibi bitkilerde, bitki sapının iki yanındaki düğümde iki yaprak çıkar. Yaprakların en az rastlanan diziliş biçimi, her düğümde birkaç yaprağın yer aldığı biçimdir. Zambak yaprakları bu biçimde dizilirler.

Yaprakların biçimleri de çeşitlilik gösterir. Basit yapraklarda, her yaprak sapında tek bir yaprak yer alır. Bileşik yapraklarda ise, bir yaprak sapında birkaç yaprakçık yer alır. Kestane ağaçlarıyla bezelye familyasından bitkilerin bileşik yaprakları vardır. Bir bileşik yaprak kimi zaman birkaç yaprak taşıyan bir bitki gibi görülebilir. Ancak, bileşik yapraklarda, saplarda olduğu gibi tomurcuklar yoktur. Botanik uzmanları, bir bitkiyi tanımak için yapraklarının özelliklerini incelerler.Yaprak ve Özellikleri

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM