Gebelikten Korunma Yöntemleri

Gebelikten Korunma Yöntemleri

Gebelikten Korunma Yöntemleri Gebelikten korunma yöntemleri. Doğum kontrol yöntemleri, geçmişten günümüze aile planlamasını sağlamak amacıyla yapılan etkin veya etkin olamayan yöntemlerdir. Yöntem ne olursa olsun amaç istenmeyen gebeliklerin önlenmesi, kadın ve çocuğun sağlığının korunmasıdır. Korunmayan ve düzenli cinsel hayatı olan çiftlerde ovulasyon(yumurtlama) gününe bağlı olarak 1 yılda hamile kalma oranı %80-%85’dir . Bu oranın bu […]

Gebelikten Korunma Yöntemleri

Gebelikten korunma yöntemleri. Doğum kontrol yöntemleri, geçmişten günümüze aile planlamasını sağlamak amacıyla yapılan etkin veya etkin olamayan yöntemlerdir. Yöntem ne olursa olsun amaç istenmeyen gebeliklerin önlenmesi, kadın ve çocuğun sağlığının korunmasıdır.

Korunmayan ve düzenli cinsel hayatı olan çiftlerde ovulasyon(yumurtlama) gününe bağlı olarak 1 yılda hamile kalma oranı %80-%85’dir . Bu oranın bu kadar yüksek olması yeni yöntemlerin geliştirilmesini gerektirmiştir. Yeni geliştirilen ve eski uygulamalara göre çok daha etkin olan bu yöntemler hala her çiftin tercihi olmamakla beraber eski yöntemlerin uygulanması yapılan araştırmalara göre yüksek oranda devam ediyor.

Bu yöntemlere modern ve modern olmayan yöntemler olarak kısaca bakalım.

Gebelikten korunma yöntemleri
Gebelikten korunma yöntemleri

MODERN OLMAYAN YÖNTEMLER

  • TAKVİM YÖNTEMİ

En az sekiz siklus izlenerek fertil günler saptanır. En kısa siklus gününden 18, en uzun siklus gününden 11 çıkarılarak hesaplanır. Çıkan sayılar fertil günlerin başlangıç ve bitişini verir. Ancak siklus uzunluklarının birçok nedenle değişebilmesi yüzünden güvenilir bir yöntem değildir.

  • VÜCUT ISISI YÖNTEMİ

En az 3 ay boyunca, her sabah kalktığı zaman kadın, hep aynı yerden vücut ısısını ölçerek bazal vücut ısısını saptar. Ovulasyondan(yumurtlama) sonra vücut ısısında ortalama 0.3ºC artış meydana gelir. Bundan sonraki 3 gün fertil durumdadır. 4. günden sonraki günler infertil diye düşünülür ve güvenlidir. Ancak ölçüm hatası, stres, hastalık gibi durumlarda farklı çıkacağından güvenilir değildir ve tek başına kullanılması önerilmez. En az ilk üç siklus yöntemin öğretilmesi ve sonrasında da yine takip önerilmektedir.

  • SERVİKAL MUKUS YÖNTEMİ

Adet döneminden sonraki ilk birkaç gün mukus pek salgılanmaz. Bu günlerden sonra servikal bezler çok az miktarda ve hafif yapışkan bir mukus salgılar. Ovulasyondan önceki birkaç günde mukus çok artar ve kaygan bir kıvama gelir. Ovulasyon döneminde mukus yapışkan ve azdır. Bu yöntemde kadın vajinasını hergün kontrol ederek mukusun özelliklerine göre hangi günde olduğunu belirler. Yaklaşık üç siklusta yöntem öğretilebilir ve sonrasında da kontrolü gereklidir.

  • EMZİRME

Emzirme döneminde gebelik ihtimali, ancak doğum sonrası ilk 6 hafta içinde olup adet görmeyen ve en fazla 4 saatte bir emziren, anne sütünden başka bir şey vermeyen annelerde düşüktür. Adet olmadan da ovulasyon olabileceğinden ek gıdaya başlanırsa ek doğum kontrol yöntemlerine de  başlanmalıdır. Sağılıp verilen anne sütü de ek gıda gibi düşünülmelidir.

  • GERİ ÇEKME YÖNTEMİ

Bu yöntem özellikle 40 yaş üstü kadınlarda en sık kullanılan yöntemdir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu olmadığı unutulmamalıdır. Yöntem erkeğin birleşme sonunda spermlerinin  vajinanın dışına atılmasına dayanmaktadır. Ancak boşalma öncesi salgılanan sıvıda da birkaç adet sperm olabileceği ve bunlarla döllenmeye sebep olabileceği unutulmamalıdır.

  • VAJİNAL DUŞ

Cinsel birleşmeden hemen sonra kadının vajenini su ,sabun ve bir takım temizlik ürünleri ile yıkaması esasına dayanır. Yöntem etkisiz olmakla beraber kullanılan maddelerin türüne göre kadın vajinasında enfeksiyonlara yol açabilir. Kadın sağlığı ve hijyeni açısından önerilmeyen bir yöntemdir. Boşalma esnasında  spermler servikal kanala 15 saniye içinde ulaşırlar. Bu nedenlede birlerşme sonrası yapılan bu yöntem etkisiz olmakla beraber cinsel doyumuda azaltır.

MODERN YÖNTEMLER

  • PREZERVATİF( KONDOM, KILIF)

Bu yöntemle  aile planlamasına erkeklerin de katılımı sağlanmıştır. Kondom  cinsel ilişki sırasında yüksek oranda gebeliği ve cinsel yolla bulaşan hastalıkları önler.  Üstelik bu yöntem ulaşılması  ve kullanılması kolay, ucuz bir yöntemdir. Kondom kullanımının olumlu ve olumsuz yanlarıda vardır. Olumlu yanları; erken boşalmayı önler, tıbbi izlem gerktirmez, hormonal yan etkileri yoktur, kolay bulunur.  Olumsuz yönleri;  erkekte duyarlılığı azaltıp ereksiyonu(penisin sertleşmesi) güçleştirmesi. Kondomun yırtık olması gibi nadir durumlar dışında gebelikten korunmak için emin bir yöntemdir.

  • RAHİM İÇİ ARAÇ( R.İ.A)

Ülkemizde modern yöntemler içinde en sık kullanılanıdır. R.İ.A nın takılması adet döneminin ilk 7 günü içinde olmalıdır gene çıkartılması bu günler içinde olmalıdır. Çeşitli R.İ.A tipleri vardır hormon içerenler bakır olanlar çatısız olanlar gibi. Ömürleri 10 yıldır koruyuculukları içerdiği hormonlara göre 1 yıldan 5 yıla değişmektedir. R.İ.A nın çalışma prensibi tam olarak bilinmemekle beraber spermlerin tüplere taşınmasını önlemek yumurtanın rahime yapışmasını engellemek gibi işlevleri vardır. Cinsel ilşkiden bağımsız olması ve emziren kadınlarında kullanabilmesi acısından iyi ve güvenli bir yöntemdir. ağrılı adet ve adet düzensizlikleri gibi yan etkileride vardır.Yönteme başlamak ve bırakmak için sağlık personeline ve kuruluşuna ihtiyaç vardır. Her kadın uygulamadan 4-6 hafta sonra ve her yıl yılda bir kez muayene edilmelidir. İplerin durumu, bu muayenelerde ve ayrıca kadın tarafından düzenli olarak kontrol edilmelidir. Eğer ipler görülemiyor veya fark edilemiyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

  • KOK(KOMBİNE ORAL KONTRASEPTİFLER)

Gelişmiş ülkelerde çok tercih edilmelerine rağmen, ülkemizde hem kullanım oranı düşük, hem de ilk yıl bırakma hızı yüksektir . kombine oral kontraseptifler çeşitli hormonların bulunduğu ilaçlardır. Bu ilaçlar düzenli kullanımla yumurtanın gelişimini baskılar ve döllenmeyi engeller. Genellikle 21 tablet içeren formları vardır kalan 7 günde gebelik olma riski az da olsa vardır. Ayrıca kombine oral kontraseptifler düzenli hormon salınımı sağladıkları için adet düzensizlikleri  aşırı kanamalı adet görmeyide engellemektedir. Bununla beraber kalp hastaları , serebrovasküler hastalık öyküsü olanlar, karaciğer hastalığı ve tümörü bulunanlar, gebeler, ve tanı konmamış anormal rahim içi kanamalarda kullanılmamalıdır. Bunların dışında şeker hastaları sigara içenlerde, obezite , migren ve depresyonu olanlarda ve emzirenlerde bebek 6 aydan küçükse tercih edilmez. Yan etki olarak en sık olan bulantı, başağrısı, kilo değişiklikleri ve ruhsal durum değişiklikleri gözlenir. Bu tür yan etkiler 3-6 ayda geçmezse değiştirmek uygundur. kombine oral kontraseptiflerin pıhtılaşma faktörleri üzerine yağ ve kan şekeri üzerine de olumsuz etkileri mevcuttur. Çok tartışılmasına rağmen, meme ve serviks kanserlerini arttırdığına ilişkin yeterli kanıt yoktur. Bu ilaçları kullanan kadınların başka bir yöntemi daha kullanması uygun olacaktır.

  • KOMBİNE ENJEKSİYONLAR

Her ay  uygulanan bu  bu enjeksiyon yöntemi kombine oral kontraseptiflerle aynı özelliktedir.  yan etkileri olumlu ve olumsuz özellikleride tablet formundaki kontraseptiflerle aynı özelliktedir. Yukarıdaki yöntemler  arasında araştırmalara göre en çok geri çekme yöntemi kullanılmaktadır. Bu durum Türkiye’de aile planlaması çalışmalarının yetersiz olduğunu göstermektedir.  Bunu sağlamanın yolu aile planlaması hakkında bireylerin eğitilmesidir.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM